mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün67
mod_vvisit_counterDün97
mod_vvisit_counterBu Hafta241
mod_vvisit_counterBu Ay915
mod_vvisit_counterTüm Gün39165
Şu anda 4 konuk çevrimiçi

DUYURU PANOMUZ

Yeni Sayfa 1
İGDECİK KÖYÜ MUHARREM ÖZER WWW.İGDECİK.NET: 01.01.2010 tarihinden 01.01.2011 tarihine kadar sitemize sponsorumuz olmustur kendisine sitemiz ve iğdecik köyü halkı adına teşekür ederim



cafer.bilgilisoy.com websitesi açılmıştır cafer bilgilisoyla ilgili geçmişte yasanmıs iyi yada kötü anılarınızı sitesinde paylasmanızı rica ederiz teşekkürler



YÖNETİM

REKLAM ALIMLARI DEVAM ETMEKTEDİR

YÖNETİM
       İĞDECİK KÖYÜ

SON DAKİKA HABERLERİ

HEDİYELİK EŞYALARINIZI BURADAN ALA BİLİRSİNİZ


İğdecik Köyü Aşık Veli Köşesi


AŞIK VELİNİN HAYATI VE ŞİİRLERİNDEN BİR KISMI VE ÖNEMLİ BİLGİLER PDF Yazdır e-Posta
HASAN BİLGİLİOĞLU tarafından yazıldı   
Cumartesi, 27 Haziran 2009 11:39

alt

‘AŞIK VELİ’ KİMDİR?

Aşık Veli Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı İğdecik köyünde doğdu.Köyümüzde bulunan mezar taşında ölüm tarihi Hicri 1270(miladi 1854) yazmaktadır.Yine köyün büyüklerinden edinilen bilgilere göre 60 yaşlarında öldüğü tahmin edilmektedir.Doğumu tam olarak bilinmemekle birlikte tahmini miladi 1794 tür.Annesinin adı Kamer babasının adı ise Hüseyin’dir.Aşık Veli’nin annesi ve babası da şairmiş.Doç.Dr.Doğan Kaya Tarafından yazılan ‘Emlek’te Aşıklık Geleneği’ adlı makale de 18.yy da İğdecik köyünde yaşayan şairler arasında bu iki isme rastlanmaktadır.Osmanlı Tahrir defterlerindeki kayıtlara göre bugün ki İğdecik köyü; Bozok sancağı’nın Emlak Beldesi’ne bağlı Virdikışla olarak geçmektedir.Yani çalıp söyleyenlerin,dillilerin zakirlerin kışlası anlamına gelmektedir.Bu da göstermektedir ki Aşık Veli’den öncesinde ve sonrasında köyde birçok şair yaşamış ve yetişmiş.Bugün de köyünde bağlama her evin baş köşesinde bulunmaktadır ve birçok kişi tarafından icra edilmektedir.Aşık Veli’den önce yetişen özellikle de anne ve babasına ait şiirler o yıllarda yazılı kaynak olmadığından günümüze ulaşmamış.Aşık Veli’nin şiirlerinin büyük bir kısmı ise Kuşaktan kuşağa söylenerek ve aktarılarak günümüze kadar ulaşmıştır.Yine Halk Edebiyatında büyük yeri olan ve o dönemin tek yazılı kaynakları olan Cönk’ler sayesinde Aşık Veli’nin birçok şiirine ulaşılmıştır.

Aşık Veli 18. Yüzyıl sonları ile 19. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış büyük bir halk şairidir.Şiirlerinin tümünde Türkçeyi çok ustaca kullanmış.Şiirlerini genellikle 7’li,8’li ve 11’li hece ölçüsü ile yazmıştır.Şiirlerinde aşk,günlük yaşam,gurbet,ayrılık,doğa sevgisi temalarına yer vermiştir.Bunların yanı sıra tasavvuf içerikli deyişlerde yazmıştır.Aşık Veli kendinden önceki halk ozanlarından Pir Sultan Abdal,Karacoğlan ve yine yakın köylüsü Emlek Kale köyünden olan Aşık Kemter’den etkilenmiştir.Kemter’i usta olarak kabul etmiştir.Kendisi de daha sonraki yıllarda Başta Aşık Veysel olmak üzere Özellikle Sivas,Tokat ve Malatya yöresinde yetişen birçok aşığı etkilemiştir.Deyişleri birçok aşık tarafından söylenmiş.Günümüzde de bir çok sanatçı tarafından söylenmektedir.Büyük ustalıkla yazdığı deyişlerinden bazıları başka şairlere mal edilmiş olsa da son yıllarda yapılan çalışmalar ve bulunan cönkler sonucu bu deyişlerin Aşık Veli’ye ait olduğu anlaşılmıştır(Mecnunum Leylamı Gördüm,El Vurup Yaremi İncitme Tabip;Beni ağlatırsan;Akdeniz Yakası vb.) Yine TRT adına yapılan derleme çalışmalarında Aşık Veli’nin birçok türküsü farklı yörelerden derlenmiş.Tabi ki bu derleme çalışmalarının bazılarında Aşık Veli’ye ait olan bazı şiirler maalesef başka sanatçılara ve yörelere maledilmiş.

Aşık velinin yaklaşık 60 yıllık yaşamı birçok çile ve acı ile geçmiştir.Henüz on yaşındayken önce annesini daha sonra babasını kaybetmiştir.Yoksul bir ailnin çocuğu olduğu için ilk önce çobanlık daha sonra da komşu köy olan Hocabey köyünde azaplık yapmıştır.Burada azap durduğu ağanın kızı olan Suna’ya aşık olmuş ve ilk şiirlerini yazmaya başlamış.Ağa, yoksul oduğu için Suna’yı Aşık Veli’ye vermemiş.Veli de kızıp köyüne dönmüş.Daha sonraki yıllarda Suna Yozgat’ın Moğallı köyüne gelin gitmiş.Bu olay Aşık Veli’de derin yaralar açmış,Suna ile ilgili birçok şiir yazmış.Birkaç yıl sonrada Aşık Veli de Raziye adında bir kadınla evlenmiş.Raziye’den tam 7 tane kız çocuğu olmuş.Birinci eşinden erkek çocuğu olmadığı için Emlek Hüyük köyünden Zehra adında bir kadınla evlenmiş.Zehra’dan da erkek evladı olmamış.Ölümüne yaklaştığı yıllarda İlk karısı olan Raziye’den iki tane erkek evladı olmuş.Bunlardan birisi 3 yaşına gelince ölmüş.Bugün Aşık Veli’nin soyundan gelen torunları halen İğdecik köyü’nde ;Adana’da ve Ankara’da yaşamaktadırlar.

Aşık Velinin tıpkı köyü gibi yöresi(Emlek) de Birçok aşık yetiştirmiştir.Suzi,Muhibbi,Kul Mustafa,Kemter,Agahi,Aşık Veysel,Ali İzzet Özkan vb. bir çok ünlü şair yörede yaşamıştır.Aşık Veli Bu şairlerden çağdaşı olan Kale Köyünden Aşık Kemter’den çok etkilenmiş ve O’nu usta olarak kabul etmiştir.Ve dostlukları Kemter ölene kadar devam etmiştir.

Aşık Veli tüm halk şairleri gibi gençlik yıllarında aşk,yoksulluk ve gurbet üzerine şiirler yazmış.Daha sonraki yıllar da ise Tasavvuf konulu şiirlere ve deyişlere ağırlık vermiş.Sık sık köyünden Hacı Bektaş’a gitmiş.Orada Cem törenlerinde Zakirlik(Tarikat Aşığı) yapmış.Yine Uzun Yıllar Hasan Dede Tekkesinde kalmış orada da Zakirlik yapmış.Ünü tüm Anadolu’ya yayılmış.Şiirleri,deyişleri diller de söylenir olmuş.1926 yılında II.Mahmut tarafından Bektaşi Tekkesi’ne Bir Nakşi şeyhinin atanması ve Hacıbektaş Postşini Hamdullah Çelebi’nin Amasya’ya sürgün edilmesi ile birlikte Aşık Veli de sık sık Sivas’tan Amasya’ya Hamdullah Çelebi’nin yanına ziyaretine gitmiş.Hamdullah Çelebi ile ilgili birçok şiirler yazmıştır.

Ölümü ile ilgili birkaç farklı rivayet bulunmaktadır.Aşık Veli kimilerine göre Amasya’dan,kimilerine göre Banaz’dan(Pir Sultan’ın dergahını ziyaretten);kimilerine göre ise İğdecik köyünün Dedelerinin bulunduğu o yıllarda Tokat’a günümüzde ise Yıldızeli’ne bağlı Ceniközü (Esençay) köyünden dönerken;bugün ki Yıldızeli Şarkışla sınırını oluşturan, Bozdağlarda ,Davulalan Köyü yakınındaki Sancılı Çam mevkiinde tipiye yakalanmış.Atının üzerinde giderken atı tökezlemiş ve atın eğerinin kaşı göğsüne saplanmış.Yaralı halde köyüne kadar ulaşmış ve bir hafta sonra da bu dünyadan göçüp gitmiş.

Aşık Veli bir çok Halkbilimcinin,Türkoloğun ve araştırmacının da ilgisini çekmiştir.Aşık Veli’nin şiirleri bugün birçok halk şiiri antolojilerinde ve Halk edebiyatı ile ilgili kitaplarda ve dergilerde yayınlanmıştır.Ayrıca Prof.Dr. İbrahim Arslanoğlu Tarafından yazılan‘Aşık Veli’nin Sanatı ve Kişiliği’ adlı kitap 1984 yılında Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanmış.Yine kendisi de Aşık Veli ile aynı yöreden(Emlek) olan Araştırmacı Ali İhsan Tuncalı tarafından yazılan ‘Emlek Alevi Aşıkları’ adlı kitapta Aşık Veli’ye büyük bir bölüm ayrılmıştır.Bunların dışında halk edebiyatı ile ilgili yapılan birçok araştırma, tez vb çalışmalarda Aşık Veli’ye ve eserlerine yer verilmiştir.

AŞIK VELİ’NİN ŞİİRLERİ

Çıkayıdım altı ağacın bellere

Görünür pirimin elleri bugün

Dost götürdü bilmediğim yerlere

Beni destan etti dillere bugün

Şemsi kamer dağlarına çıkınca

Bana kıyıp beni böyle yakınca

Arada kan olur engel bakınca

Kılıçtan geçirsin başkaları bugün

Rakipler bakmasın o kem göz ile

Azdan kavga olur azdan az ile

Güzel sevmek dostluk olmaz söz ile

Divan ihsan etsin kullara bugün

Yare peşdah çekip orda kalsam ben

El bağlayıp divana dursam ben

Varıp dergahına yüzler sürsem ben

Beyaz bade sunar elleri bugün

VELİM eydir Amasya’ya varınca

Irmaklar kan ağlar didem dolunca

Sene bin iki yüz kırk yedi olunca

Efendim bileydi hallerim bugün.

Hel hel ettim hamaradan mağradan

Dediler bir Suna gitti bu yola

Elim ile evlerini göçürdüm

Telli Suna gitti derler bu yola

Başına bağlamış hindi balası

Belasını rakibinden bulası

Akbaba tekkesi Elburs* kalesi

Dediler bir Suna gitti bu yola

Başına bağlamış hindi dediler

Aşıklar lebinden emdi dediler

Vardı Başkışlaya kondu dediler

Dediler bir Suna gitti bu yola

Gitmiyor yavrunun hayali sözü

Yarim sürmelemiş eladır gözü

Kalaycık geçidi Hocabey öz

Dediler bir Suna gitti bu yola

VELİM eydir yetemedim ilkinden

Göremedim püskülünden börkünden

Kündelenden Köklü yoldan Sorgundan

Telli Suna gitti derler bu yola.

(*): Emlek Kale köyündeki tarihi kaledir.


Son Güncelleme: Pazar, 28 Haziran 2009 09:24
Devamını oku...